Adana, köklü bir tarih ve kültüre sahip bir merkezdir. Misafirperver ve sıcakkanlı insanıyla birlikte bölge kültürünü korumuş ve yıllarca geleneklerini devam ettirmiştir. Bölgenin jeopolitik konumu, onun kültürlerin beşiği haline getirmiş ve birçok medeniyetin harmanlandığı farklı inanç ve kültürlere sahip insanların bir arada yaşadığı, geçiş noktası haline getirmiştir. Osmanlı İmparatorluğu'ndan itibaren batıda ve doğuda birçok önemli merkezlerin, askeri dini ve ticari yolları arasında kalmaktadır. Bu nedenle önemini her devirde sürdürmüş ve korumuştur. Coğrafi konumu, kentin kültürel zenginliğine, medeniyetlerin kavuştuğu ve kaynaştığı bir yer olmasına imkan sağlamıştır. (Yörük, 2012, 287-288) Çeşitli insan popülasyonu bölgede kültürel ve sosyal yapıda yeniliklerinde önünü açmıştır. Çeşitli etkinlikler, bölgenin gelişmesinde ve buluşma merkezi haline gelmesinde büyük etkiye sahiptir.

Tarihçesi 30 Ekim 1918 yılında imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşmasıyla, Maraş, Adana, Antep ve Urfa bölgesinde İngiliz işgali başlamış, Fransa ile imzalanan Sykes Picot Anlaşmasıyla da Suriye, Lübnan ve Kilikya bölgeleri İngilizlerden devralınmaya başlamıştır. Milli Mücadele döneminde, bölge iki cepheye bölünmüş, sınır Fırat Nehri olarak belirlenmiştir. Doğusunda, Elcezire Cephesi ve batısında da Adana Cephesi açılmıştır. Bölgede yaşanan çatışmalara karşı İstanbul Hükümeti bir adım atamazken, Toros Dağlarının sınır kabul edilmesi, Adana cephesinin kaynaksız ve yalnız bırakılmasına neden olmuştur. Bu dönemde hazırlanan ve “Feryatname” olarak adlandırılan telgraf, Osmanlı Devletinin makamlarına iletilse bile bölgenin durumu ve vahametinin anlaşılmasına ve istenen etkiyi göstermemiştir. Bu sebeple, İstanbul’da bulunan teşkilat üyelerinin, istilaya karşı örgütlenmeye ve alınan kararların uygulanması adına milli bir direniş cemiyeti olan, “Kilikyalılar Cemiyeti” 21 Aralık 1918’de kurulmuştur.

15 Eylül 1919’da işgal etme süreci İngiltere’den Fransa’ya devredilmiştir. Bununla birlikte kurulan, Kilikya Kuvayi Milliye Komutanlığı ve Sivas Kongresiyle birlikte, Adana Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin kurulması bölgede verilen mücadelelerin başlangıcını olarak görülmektedir. Cephaneleri de verilen mücadeleler sonucunda, başarı elde edilmesi ve Pozantı'nın düşmandan temizlenmesi üzerine, Mustafa Kemal Paşa Pozantı’ya gelerek Pozantı’yı geçici Adana Vilayeti merkezi yapmıştır. 5 Ağustos 1920’de Pozantı Kongresi düzenlemiştir. Fransa’yla 20 Ekim 1921’de imzalanan Ankara Antlaşmasıyla, Türkiye önemli bir zafer kazanmış; kısmen de olsa Misak-ı Milli amaçlarını gerçekleştirmiştir. Bu antlaşmanın 5. maddesine göre 5 Aralık 1921 tarihinden itibaren Fransızların savaş sırasında işlemiş oldukları suçların affına yönelik, bir genel af çıkarılmıştır. Böylelikle Adana tekrar Anavatana geçmiştir. 4 Kasım 1921’de Tahliye Protokolü gereğince Kilikya boşaltılmaya başlanmış ve Adanalılar Pozantı’ya toplanmaya başlamıştır. 1 Aralık 1921’de Adana'nın yönetimi Fransız bayrağının indirilmesiyle Türk Devletine teslim edilmiştir. 20 Aralık 1921 günü Türk ordusunun karşılanması, halkın coşkusuyla birlikte tekbir ve dualarla Türk bayrağı Kolordu binasına çekilmesiyle gerçekleştirilmiştir. Adana’daki yapılan tahliyenin, 4 Ocak 1922 olacağı ve tahliyenin uzadığı gerekçesiyle, İçişleri Bakanlığınca, bu kutlamalar 5 Ocak’ta yapılmasına karar verilmiştir. Bugün “5 Ocak Kurtuluş Bayramı” olarak törenselleştirilmiş ve geleneksel hale getirmiştir. (Şavkılı, 2022, 350-355)

Adana’nın Kültürel Faaliyetleri

Adana, farklı temalarda festivaller organize ederek etkinlik turizmini geliştirmeye çalışan bir kenttir. Uluslararası Altın Koza Film Festivali (22. yılı), Devlet Tiyatroları Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali (17. yılı) ve 13 Kare Sanat Festivali (17. yılı) bunlar arasındadır. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı da her yıl Nisan ayında Adana’da gerçekleştirilen bölgesel bir organizasyondur ve üçüncü yılını doldurmuştur. (Yıldırım, 2017,223) Yapılan organizasyonlarla birlikte adını, Türkiye ve Dünyaya duyuran Adana, bu alanda örnek bir kent olmaya devam etmektedir. Adana’nın Portakal Çiçeği Festivali Hakkında Kısa Bilgiler Adana’nın kurtuluşuyla beraber kent canlanmaya ve üretim alanları oluşmaya başladı. Adana ve çevresi, Türkiye'nin önemli tarım bölgelerinden biridir ve portakal üretimi bu bölgede önemli bir yer tutar. Portakal çiçeklerinin açtığı dönem, aynı zamanda hasat öncesi ve turizm için cazip bir zaman dilimidir. Zira 2013’te 15.000, 2014’te 30.000 ve 2015’te 90.000 kişi kortej ve karnaval etkinliklerine katılmıştır. (Yıldırım, 2017,226). Bu da bize kültürel bir olgunun festivale dönüştürülmesiyle hem sosyal hem de ekonomik bir katkının, bir ürün üzerinden nasıl yapılacağını göstermektedir. Adana’nın son yıllarda uygulamakta olduğu, Portakal Çiçeği Karnavalı, yerel ve yabancı birçok ziyaretçinin akımına uğramaktadır. Bu yapılan ziyaretler genel anlamıyla sosyal medya aracılığı ile insanlara duyurulmakta ve bu karnavalın yerel ve bölgesel manada daha çok kişinin duymasına vesile olmaktadır. Adana’nın, son yıllarda popülerliği artan bir il olmasındaki önemli faktörlerden birisi de yöresel yiyeceklerinin insanlar tarafından bilinmesi ve tadım yapmak için yerli ve yabancı turistlerin, Adana’ya gelmesinden kaynaklanmaktadır. Gastronomi konusunda da kendine has sunumu ve yapılış yöntemleriyle kendini göstermektedir. İller bazında düzenlenen etkinliklerde yöresel lezzetlerini sunma ve bölgeyi tanıtım konusunda da Adana yine adını duyuran iller arasında gelmektedir. Şehrin, son yıllarda konaklama imkanlarının artmasıyla, kalacak yer sıkıntının yaşanmaması, insanların bölgede daha çok zaman geçirebilmesine ve bu yolla Portakal Çiçeği Karnavalına katılımcı sayısının yıllar içinde artmasına neden olmaktadır. Adana’nın milli ve tescilli ürünlerinden biri olan Adana kebabı ve şalgam karnavalda başlıca tüketilen ürünler arasındadır. Hatta öyle ki Portakal Çiçeği Karnavalında şalgam tüketimi portakal suyu tüketiminden daha fazla olduğu görülmüştür. Karnaval aynı zamanda Adana’nın milli kültürel öğeleri ve tarihi geçmişi hakkında insanların geleneklerini yaşatılmasına ve hatırlatılmasına katkı sağlamaktadır.

 KAYNAKÇA

Karaca, O. B., Yıldırım, O., & Çakıcı, A. C. (2017). “Adana Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalına Katılan Ziyaretçilerin Algı ve Memnuniyetleri.” Mustafa Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, cilt:14, sayı:37, sf. 222-239

Şavkılı, C.(2022) “Adana'nın Düşman İşgalinden Kurtuluşu ve Kurtuluş Bayramı Kutlamalarının Basına Yansımaları(1922-1938)” Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi ,cilt:24 sayı:1 sf. 350-364

Yörük, S. (2012) “Adana Şehrinin Tarihi Gelişimi (XVI, XVIII Yüzyıllar)” Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi cilt:21 sayı:3 sf. 287-308

https://www.facebook.com/nihat.sezgin

Katkı sağlayan Öğrenciler

(Erciyes üniversitesi edebiyat fakültesi Halk Bilimi Bölüm Öğrencileri)

Esma Altındaş,

Okan Kurtboğan,

Muhammed Sıraç Oyanık,

Bakihan Ağaoğlu